Ariş Blog Menü

Kadere Yön Veren Mücevherler

 

Elmas, birçok sırrın şahididir. Nereden çıktığı, işlendikten sonra bilinmez. Sırlarını içinde tutar elmas… Tarif edilmez bir güç duygusu vermesi onu vazgeçilmez kılar. İşlenip mücevher haline geldiğinde sahibine ait olmuş gibi görünse de kontrol hep ondadır. İçindeki sırlarıyla birlikte kaderine yön verir kişinin… Tarih elmasın ilginç hikayeleri ile dolu…

 

Marie Antoinette’nin reddettiği elmas gerdanlık

Elmas bir gerdanlığın, Fransız İhtilali sırasında giyotinle idam edilen Kraliçe Marie Antoinette’nin sonunu hazırlayan skandallardan birine neden olduğunu biliyor muydunuz? O dönemde Kontes Jeanne Saint-Rémy de Valois para hırsı yüzünden Kardinal Louis'nin başbakan olma isteğini kullanarak onu kandırır, kardinali kraliçenin arkadaşıyım diye kandırır ve kendisi için bir gerdanlık yapan kraliyet kuyumcusunu geri çeviren Marie Antoinette'nin aslında bu mücevheri istediğini belirtir. Kaynaklara göre kraliçe aslında kuyumcudan bu gerdanlığı kabul etmemiş hatta onu gereksiz masraftan dolayı azarlamıştır. Başbakan olma heveslisi kardinal kraliçenin gözüne girmek için kuyumcudan yaklaşık 500 kilo altına eşdeğer kıymetteki gerdanlığı taksitle anlaşarak alır ve kraliçeye iletmesi için kontese verir, hatta bu hizmetinden dolayı ona para da verir. Bir süre sonra ortada ne para ne de gerdanlık vardır Kuyumcuya ödeme günü gelince olay ortaya çıkar; kontesin eşi gerdanlığı alıp kayıplara karışmıştır. Araştırma sonucu kardinal aklanıp kontes hem fahişe olarak damgalanıp hem de fahişe hapishanesine atılsa da, zaten ihtilale yaklaşmış halk nazarında Marie Antoinette suçsuz da olsa iyice göze batmaya başlamıştır. Gerdanlık olayı ciddi bir krize neden olmuştur.

 

Işık Dağı Elması

Kuh-i Nur adıyla bilinen elmas, Işık Dağı demektir ve İngiltere Krallık Hazinesi'nde yer alır. Hindistan'da bulunan elmas 1738 tarihinde Nadir Şah'ın Hindistan seferi sırasında Derya-yı Nûr (Nur Denizi) elması ile birlikte elde ettiği elmas sonradan el değiştirerek İngiltere'ye geçmiştir. İlk sahibi Malwa'lı Rajah olan elmasa sahip olan kişinin dünyaya hükmedeceğine dair bir inancın olması bu elmas için büyük mücadelelere neden olmuştur. Hindistan seferine çıkan Nadir Şah, İmparator Muhammed Şah'ın bu elması başındaki türbanın içinde sakladığını öğrenmiş ve kurnaz bir plan yapmıştır. İmparatora türbanları değiştirmelerini çünkü türban değiştirmenin dostluğu simgeleyen çok önemli bir ayin olduğunu söyler. İmparator Şah'ı reddedemez ve türbanını verir böylece elmas Nadir Şah'a geçer. Zamanla İngilizlere geçen bu elmas İngiltere'ye ilk gittiğinde eski parlaklığını kaybetmiştir. Bunun üzerine parlaklığına kavuşması için küçültülür,1853 yılında herkes Kraliçe Victoria'nın bu elmasın lanetinden korkup korkmadığını merak ediyordu, kraliçe korkmadığını göstermek için taşı süs taçlarından birine monte ettirir.

 

Uğursuz Mavi

Dünyanın en değerli ve en büyük mavi elması olarak bilinen Hope, 1600'lü yıllarda Hindistan'daki Tanrıça Shiva heykelinden çalındığında, tam 112 kırat ağırlığındaydı. Bir Hintli rahip, taşı çalana bu davranışın kendisine uğursuzluk getireceğini söyledi.

Taş, gezgin ve değerli taş tüccarı Jean Baptiste Tavernier tarafından Fransa'ya getirildi ve Kral 14. Louis'ye satıldı. Aradan bir yıl geçmeden, Tavernier'i İspanya'da köpekler parçaladı.

Yeniden tıraşlanan elmas, bir sonraki Kral 15. Louis tarafından, Altın Post isimli efsanevi bir kolyeye monte ettirildi ve ne gariptir ki uğursuzluk mekanizması, çalınmasından 100 yıl sonra işlemeye başladı.

 

Mavi Elmas'ın üçüncü sahibi ve sahibesi Kral 16. Louis ile Kraliçe Marie Antoinette'in kelleleri kesildi. Mavi Elmas'ın monte edildiği Altın Post kolyesi ise, saklandığı kasadan 1792 yılında çalındı. Elmas 19. yüzyılda İngiltere'de yeniden ortaya çıktı. Bu kez Amsterdamlı bir elmasçı olan Hendriks Fals'ın elindeydi. Fals, taşı çaldıktan birkaç ay sonra intihar etti.

Mavi Elmas, 1901 yılında, Henry Philip Hope'un koleksiyonuna dahil oldu ve şimdiki adını aldı. Elmasa ismini verdiğinden mi bilinmez, Bay Hope'a bir şey olmadı. Ama bir sonraki sahibi Fransız Jacques Calot da, elması satın aldıktan hemen sonra intihar etti.

Ünlü elmas bu kez bir Folies Bergeres dansözü, Matmazel Landre'nin boynunda sallanıyordu. Paha biçilemeyen mücevheri bir Rus prensinden armağan alan güzel dansöz, pek fazla takamadı. Kıskanç bir âşık tarafından öldürüldü.

 

Elmasın yeni sahibi Yunanlı Simon Monkaricies'ti. Açıkgöz adam, elması çok yüksek bir fiyatla, Sultan Abdülhamit'e sattıysa da, kısa bir süre sonra karısı, oğlu ile birlikte bir kazaya kurban gitti.  Abdülhamit Han ise, 1909 yılında saltanatından oldu. Mavi Elmas Hope, Abdülhamit'ten sonra Mrs. Walsh Mc Lean'in malı olarak ortaya çıktığında yalnızca 45 kırat çekiyordu, ağırlığının yarısından fazlasını yitirmişti. Ama kesimi muhteşem ve ışığı hâlâ benzersizdi. Bir altın arayıcısının kızı ve varsıl bir işadamının eşi olan Walsh Mc Lean, elması dünyanın en ünlü mücevhercisi Pierre Cartier'den 1912 yılında almıştı. Taşın efsanesini bilen Mc Lean, büyüsünü bozmak için başpapaz Russel'i çağırttı ve kutsama ayini yaptırdı. Elmasın gerçek sahibesi Tanrıça Shiva, son tepkisini işte bu ayin hazırlığı sırasında gösterdi: Papaz Russel, şeytan kovmak üzere hazırlanırken gök gürledi, müthiş şimşekler çaktı, bütün Mc Lean malikânesi sallandı, ama sonuçta bir felaket olmadı ve ayin yapıldı.

1958 yılına kadar el değiştiren Mavi Elmas halen Washington'daki Smithsonian Institution Müzesi'nde sergileniyor.

 

Akıl Hastalıklarının Tedavisinde Elmas

13. yüzyılda Fransa Kralı IX. Louis tarafından koyulan kanuna göre soylu olmayanlar asla mücevher takamayacaktı. Sadece kraliyet ailesinden olanlar değerli takı takabilecekti. Aynı ülkede yüz yıl sonra elmas delilik tedavisinde kullanıldı. Delilerin alnına tutulan elmasın o kişiyi iyileştireceğine inanıldı. Güneş Kral XIV. Louis ise elması baştacı yapan hükümdardır. Ondan öncesinde değerli taşlar sıralamasında çok üst sınıfta olmayan elmas kral tarafından çok beğeniliyor ve kullanılıyor. XIV. Louis zamanına kadar Fransa'nın en değerli taşı inciydi.

 

Seyyah İnci’si Kanlı Mary’de

İngiltere Kraliçesi Kanlı Mary'e eşi tarafından hediye edilen Seyyah İncisi (La Peregrina Pearl) adındaki mücevher 131 gramdır. Sonradan İspanya ve Fransa saraylarında dolaşıp duran bu inci en son 1969’da Richard Burton tarafından Elizabeth Taylor'a hediye edilmiştir.

La Peregrina beşyüz yıllık tarihi ile dünyanın en önemli incileri arasında yer alır. Armut biçimindedir. Kanlı Mary olarak bilinen Mary Tudor öldüğünde tekrar İspanya'ya geri dönen inci, orada 250 yıl bekler. Sonra pek çok ülkede kral ve kraliçelerin boyunlarını, şapkalarını süsler.19.yüzyılda Napolyon'un kardeşi Joseph Bonaparte tarafından kullanılır. Sonrasında 3. Napolyon olarak bilinen Charles Louis Bonaparte tarafından mali zorluk yüzünden satılır. Bir süre sonra el değiştiren inci kaybolur ancak koltuk döşemesinde bulunur. Son sahibi halen Liz Taylor'dur.

Gamze D.
Genellikle 3 dakika içinde cevap verir

Gamze D.
Merhaba 👋

Aradığınız bir ürün varsa, size hemen yardımcı olabilirim. 💎 
16:44
Whatsapp'dan Bilgi Al
×